DUGUN - pek yakında !!

Merhaba,

Yeni şarkımız ¨DUGUN¨ ün bitmesine çok az kaldı..


Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim..














söz - müzik : tolga futacı
düzenleme : ulaş önal
gitar : erdem sökmen
bas : birkan şener
perküsyon : türker çolak
saksafon : anıl şallıel
trompet/trombon : hasan gözetlik
kayıt/miks/mastering : serkan baysal


Hilal Meriç'le "an"larımızı yazdık..

Tolga Futacı ile “an”larımızı Yazdık

 Bir karışık kafa hali içindeyim hem anı yakalama telaşı hem de bir bütün olma heyecanı. Birini yaparken hep diğeri eksik kalıyormuş gibi bir his daima peşimde. Konu netleşmeden kaleme dökülen hikaye gibiyim. Öylece akışına bırakılmış. Tek sorun anı yakalamakta!
Bazen insan karşısındakine güvenip ipleri ona vermeli, sonucunu beklemeli, şaşırmalı… O ise; “şaşırtmayı bilmeli”. Mucizeler de böyle olmaz mı? Güvenip düşüneni bıraktığın ya da unuttuğun ‘an’ larda seni bulur.
İçimizi kemiren endişelerimiz olmasa her şey mucize beklemeksizin belki de güzel olurdu. İçimizden geldiği gibi yaşar, tepkilerimizde bir sonraki adımı düşünmezdik. Belki öyle olunca daha çok sevilir, daha çok sevdiğimizi hissettirebilirdik. Onun ne beklediği önemli değil ki! “Ben onun için neler yapabilirim?” di bazen en önemli soru. Endişelerimizle bir yumak olduk mu ne an’ımız kalırız ne de geleceğe bırakacağımız anımız…
Yepyeni single’ı  “Senden Sonra” ile şu sıralar gündemde olan,  televizyon ekranlarından da tanıdığınızTolga Futacı ile karaladık an’larımızı. Bıraktık kalemimizi akışına…
senden sonra tolga futacı
Tolga Futacı ’nın kaleminden…
Benim “an”larım var..
Kuzuyu, kurda emanet ettiğim ama gözümün hiç arkada kalmadığı, suya sabuna dokunmadığım ama her şeyin tam ortasında olduğum, hiç yer olmayan ve gitmeyi her şeyden çok istediğin bir konsere son anda yer bulduğunda sevindiğin kadar sevindiğim. Evet, “senin” sevindigin kadar. O kadar kıymetlisin.
Ama, su anda mevzu sen değilsin, kusura bakma. Konu sen olunca, dünyayı yazarım durmadan, biliyorsun. Şimdi ne olacak bilemiyorum. Gerginim hatta. Bazi kurgularim, planlarim var kafamda. Belki bir mutlu son, belki okuyucunun hayal gücüne bırakılmış bir final, belki de, göğsünün tam ortasına saplanmış yemyeşil ve paha biçilmez yakutlarla süslü hançeri çıkarmaya çalışan bir faninin gözlerinin önünden akıp giden bir hayatın öyküsü…
Beni bıraksan, uçan bir halıyla dünyayı dolaşmaya başlayabilirim. Nereye gidersek artık… Hayal  gücü sonsuz.. Ama, “o” ne düşünüyor  bilmiyorum ki? Benden nasil bir giriş, gelişme ya da sonuç yazisi bekliyor ki? Iste bunlar hep muamma, bir soru isareti. “Yeni ay” da cevaplanmayı bekleyen sorular.. 
tolga futacı
 Misal ; bu yazdıklarım hikayenin hangi kısmı?
 Belki de yersizdir endişem, ne dersin?  Sonuçta o da bir kadin. Hayatıda erkeklerden çok, kadınlar oldu. Bazen sevgili, bazen dost, bazen akraba. Ama, çoktular ve Tanrım , lütfen azalmasınlar..
Onu diyorum iste. O da bir kadın. Bugüne kadar edindigim tecrübelerim, “kadınlara güvenebilirsin” diyor..Birazdan “o” girecek devreye. Belki de girdi de, ben devam ediyorum. Bilmiyorum ki.. Tüm heyecan buradaymis. Simdi anlıyorum. Müzikte “fade out” ve “fade in” diye kavramlar vardır. Fade in deyince aklıma kafein geldi durduk yere ama “bu sefer” dağıtmayacagım konuyu. Kendime sözüm var. Daha basit olacağım artık. Her şey yeterince karmaşık. Yoksa en az yirmiyedi sayfa daha yazarım ama kimse okumaz. Kimse de sabır kalmadi. Her şey pek hızlı. Twitter bile sana derdini, hatta koskoca meseleleri anlatabilmen için yüzkırk karakter veriyor.
tolga futacı
Neyse; ben fade out’tan baslayip, fade in’e geleyim..
 Gidiyorum ben. Yavaş yavaş. Hatta bir şarkımda söyledigim gibi ; “Usul Usul”. Yani fade out oluyorum, yapıyorum… Herneyse…
 “O” geliyor ya da gelmişti.. Yine usul usul.. Fade in yani.. En ufak fikrim yok.. Çok zevkli.. Bitince görecegim ben de.. Yüzümde garip bir gülümseme ile burada seninle yollarimi “yeniden, biryerlerde buluşmak üzere” ayırıyorum. Meraktayım.. Bekliyorum.. Gülümsüyorum..
Sevgiler
Tolga Futacı

yazının orijinal linki;
http://www.e-gunlugum.com/2014/03/tolga-futaci-senden-sonra/

Hayat Müzik'te, Ahmet Erten'in konuğu oldum..


Tolga Futacı & Hayatmuzik.com Röportajı
Ahmet Erten

-Yeni şarkınız ‘’Senden Sonra’’yı 14 Şubat Sevgiler Günü’nde dinleyici ile buluşturdunuz. Aşk şarkıları ile özdeşleştiğinizin farkındayız, bir önceki şarkınız da 14 Şubat’ta yayımlanmıştı. Bu romantizm ne olacak : ) ?
  
İlki (Aşkolsun), planlanmıştı. Bu sefer, itunes bize bugünü verdi. Yani kader ağlarını benim için böyle örmüş demek ki :) Ama romantik olduğumu da saklamıyorum hiçbir zaman. Biraz eskide kalan naifliği özlüyorum denebilir ve bu da romantizm olarak algılanıyor olabilir. Bedenen günümüz hızındayım ama ruhum daha sakin. Erkeklerin, kadınların kapısını açtığı, Beyoğlu’na takım elbiseyle çıkıldığı, nezaketin, estetiğin ve hoşgörünün meziyet sayılmadığı dönemlere ait ruhum.

-Yeni şarkıdan bahsedelim biraz.. Söz ve müzik sizin imzanızı taşıyor. Nasıl ortaya çıktı bu şarkı? Dinleyici ile buluşturma kararınız nasıl oldu?
   
Genelde kendi şarkılarını söylemeye çalışan biriyim. Bu sefer de böyle oldu. Aslında başka bir şarkıyı çıkarmayı planlıyorduk ancak bunu yazınca daha öne çıktı. Bir kısmı hazırdı şarkının ama tamamlayamamıştım. Birgün çalışırken kafamda bu şarkının döndüğünü ve bitmeye yakın olduğunu hissettim. Sonrasını biliyorsunuz zaten.

-Tolga Futacı bugüne kadar yayımladığı şarkılar ve duruşu ile kendine özel bir dinleyici kitlesi yaratmayı başardı. 2000’li yıllarda yaratılması en zor duygu da bu sadakat bağı sanki..  Dinleyicileriniz ile aranızdaki bu bağı biraz da sizden dinlemek isteriz.
   
Hayatıma birçok insan girdi ama sadece “karşısında kendimi savunmaya geçmek durumunda hissetmediklerim” benimle kaldı. Ben de öyle olmaya çalıştım hep. Samimi olmaya çalıştım. Bir örnek vermek gerekirse; oturduğum sofrada birinden tuzu istediğimde, gerçekten tuzu istedim. Yani, aslında “neden masada tuz yok?” demeye çalışmak olmadı amacım.
   
Şarkılarımı yazarken de samimi oldum. Şöyle yaparsam daha etkili olur, böyle yaparsam kesin radyolar çalar diye kaygılarım olmadı. Beni dinleyenler de bunu aldılar sanırım benden. Yakın ve hatta ailesinden hissettiler.

-2000’li yıllar sektör için dijitalleşmenin  deneme-yanılma yöntemiyle öğrenildiği ilginç bir süreci de beraberinde getirdi. Bu yenileşme ve değişimlerle ilgili bir müzisyen olarak yorumlarınızı merak ediyorum.
   
Yukarıda da belirttiğim gibi, hayat dahil herşey hızlandı. İnternetin bunda çok payı var. Bunu ya da yaşanan çağın getirdiklerini inkar ederseniz, geride kalırsınız. Fiziki baskılar (cd) çok azaldı ve daha online olmaya başladı herşey. Bu röportaj bile  bir örnek mesela :) Zaman kazandırıyor tabi bunlar.
   
Misal, bir mastering yaptırmak için USA ile çalışmak eskiden meşakkatli bir süreçti. Oradan gelecek olan biri var mı yakın zamanda acaba diye araştırırken, şimdi şarkıyı yolluyorsunuz ve ertesi gün elinizde.. O da saat farkından dolayı :)
   
Şarkınıza klip çekmezseniz, o şarkının bir hükmü de olmuyor artık. Dolayısı ile, çoğu insan artık tek tek sürüyor şarkılarını piyasaya. Bu, maddi/manevi daha kolay   odaklanmanızı sağlıyor. Ben de öyle yapıyorum artık. Bu da dijital ortamı daha da hareketlendiriyor.
   
Şirketimiz adı da “Bosphorus Digital”. Bu bile kendi başına, tam olarak bu sorunun cevabı olabilir :)

-Sormadan olmaz, şarkılarınızla birlikte oyunculuk performansınızı da çeşitli projelerde izledik. İkisi beraber yürümeye devam edecek mi?
   
Elbette. O işin de eğitimini almış biri olarak devam etmek isterim. Teklif olduğu sürece.

-Sahne çalışmalarınız da aralıksız devam etti. Dinleyici ile canlı canlı buluştuğunuz/bulaşacağınız mekanları da paylaşır mısınız?
   
Sahne hiç durmuyor zaten. Düzenli olarak Moda Deniz Kulübü’nde çalıyoruz. Bu yaz boyu ve sevgililer gününde Frankie sahnesindeydik. Bunun dışında, davet edildiğimiz heryere gidiyoruz ekipçe.

-‘’Senden Sonra’’ dan sonra planlarınızı da öğrenmek isteriz. Yine yeni tekliler mi gelecek  yoksa uzun soluklu bir albüm hazırlığında mısınız?
   
“Senden Sonra” dan sonraki bir yıllık planımız hazır. Yine tekliler olacak. Aralara eski albümlerden öne çıkamayan ama arkada kalmasına da gönlümün razı olmadığı şarkılardan da koyacağız.

-Son olarak Hayat Müzik Platformu okurlarına neler söylemek istersiniz?
    
İlk önce bilmelisiniz ki, bende yeriniz çok ayrı.
  Müziğe samimiyetle hizmet eden her oluşum gibi, bu platformun da gerek dinleyici, gerekse üretici nazarında çok büyük değeri var. Umarım müzik varoldukça siz de olursunuz.


(röportajın aslı için ; http://hayatmuzik.blogspot.com.tr/2014/02/tolga-futaci-hayat-muzikte-ahmet.html )



SENDEN SONRA (single/2o14)

Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız single'ımız sonunda masteringe yollandı.. Daha erken bitmesini bekliyordum ancak malum "H3N2" gribi, benim dışımda hekesi etkiledi :) 

Kendinizi iyi koruyun dostlar.. 

Mesajımızı da verdikten sonra gelelim işin teşekkür kısmına..

Sözü ve müziği bana ait olan "Senden Sonra" isimli şarkıda katkısı bulunan;

Aranjör : Cem IYIBARDAKÇI

Bas gitar : Birkan ŞENER

Naylon ve çelik telli gitarlar : Caner GÜNEYSU

Yaylılar : Istanbul STRINGS

Geri vokaller : Tolga FUTACI

Miks : Anıl TAŞHAN

Mastering : Levent DEMİRBAŞ (db müzik)

Kayıtlar : Redroom Studios - beykoz
        CMI production 
      Stüdyo Can

tüm kalbimle teşekkür ederim.. 

Elinize,kolunuza en önemlisi ruhunuza sağlık..

♡ Cennet Bahçem ve o bahçenin en güzel çiçeği.. ♡

Haylaz, Mini ve Maya..

Ve, kolum kanadım Lügen SARIÇİÇEK.. sana teşekkür yetmez..

Şimdi sırada şarkının videosu var.. Önümüzdeki hafta, bir aksilik çıkmaz ise, onu da çekiyoruz ve işin görsel kısmını da Baran TOKMAKOĞLU' na bırakıyoruz..
(keman kayıtlarından)

14 Şubat @ Frankie


Sevgililer gününde, sevgilisi olan olmayan herkes için harika şarkılarımız olacak.. Her telden..

Hep Beklenmez Oldun

Söz/müzik : Timuçin Özaslan
Düzenleme : Yusuf Sağlamlar

Keyifle izleyin..

TF & YAKISIKLI TRIO







Tolga Futacı (v)
Barış Özbilgin (p)
Görkem Oker (b)
Türker Çolak (d/p)

Bir deneme..

Bir sıkımlık canı kalmıştı..

Ve belli ki, ellerinden geleni ardlarına koymayacaklardı. Hiç bu kadar aşikar olmamıştı bu durum.

Tanrı desen, varlığı yokluğu bir. Dualar havaya karışıyor ama ona ulaşmıyordu galiba..Bir isyan, patlak vermek üzere bir kıyıda sotalanmış ve en uygun anı bekliyordu..

¨Ulan biraz durun, bir nefes alayım..¨diye haykırıyor ama sadece kendi duyuyordu.. Ses çıkmıyordu artık ne kürekten, ne yürekten. Sandal ha battı, ha batacak.. Delik küçük diye önemsememişti belli ki başlarda.. Ama, içeri giren suyun dışarı atılacak hali kalmamıştı.. Ha, belki atılabilirdi normal şartlarda ama atacak alet edevat -belki bir kova- yoktu, zaten olsa ne fayda? O derman kalmışmıydı ki kollarında ya da gönlünde?

Belki de çoktan batmıştı da, ondan sadece kendisi duyuyordu o çığlığı..

Herşey gitgide daha da karanlıklaşırken, ve o gözler - ki son gördükleri, ilk gördüğü andan, bu son ana kadar kalbini en fazla çarptıran şey olan bir çift kahverengi gözdü - yavaş yavaş kapanırken, o bulanıklığı bozan, aslında hayır netleştiren bir el daldı suya.. Tuttu o eli.. Sahibinin kim olduğuna bakmadan..

¨Olmadı galiba, izin vermediler gitmeme.. Ya hala önemseyen biri varsa varlığımı? Yokluğum hala üzebiliyorsa birilerini?¨

Cebindeki - yüreğine hep ¨cep¨ derdi - ağırlıkları bıraktı karanlık suya ve son gücünü kullanıp çıktı dışarıya..

En azından hala hayatta kalabilmeyi başarmıştı, aslında bir başkası ¨daha değil¨ demişti ve kendini nispeten daha güçlü hissediyordu.. En azından bir kişi için bile birşey ifade eden biriydi o..Yavaşça ayağa kalktı, hayat üzerinden akarken.. Üstü başı, içi dışı sırılsıklamdı..

¨Varsın olsun, her zaman bir havlu bulunur¨ diye düşündü.

İnanamadı..Güneş pırıl pırıl parlıyordu.. Bunu en son ne zaman gördüğünü bile hatırlayamadı..

Kafasını kaldırdı..

Ve onu gördü.. Kurtarıcısını.. Gülümsedi.. Hem çok iyi tanıyordu, hem tam bir yabancıydı..

Bir elinde ışık, diğer elinde ise yeni ağırlıklar vardı..

Anladı ve yeniden gülümsedi..

"KİME NE" nin videosu çekildi..


 Sizlerle buluşmasına çok az kalan "KİME NE" nin videosunun çekimleri için, dün (o3.o3.2o13 - pazar) bütün gün süren bir çalışma gerçekleşti.













 Çekimlerde bize, Elif Elitoğ eşlik etti. 

Başta yalı personeli olmak üzere, 
Lügen Sarıçiçek,
Serkan Baysal, 
Akın İshakoğlu
ve 
Haylaz

sonsuz teşekkürler.. 
İyi ki varsınız..

TÜRKİYE MÜZİK ÖDÜLLERİ




Türkiye Müzik Ödülleri 'nde  iki kategoride desteğinizi bekliyorum :)

http://www.turkiyemuzikodulleri.com/categories.asp?id=4

Neler oluyor..

   Merhaba,

   Ne zamandır yazacak "çok da" yeni birşey yoktu. Ama, son zamanlarda gelişen bazı olaylar, beraberinde de bazı değişiklikler getirdi.

   Bunlardan en önemlisi, şirket değişikliği. Artık "3ADIM müzik" bünyesinde hareket edeceğiz. Yeni şirketimizle yaptığımız toplantılar neticesinde, artık tek şarkı yaparak ilerlemeye karar verdik. Zaten kafamdaki hezaman, iki albüm hazırlayıp, sonrasında hep tek tek devam etmekti.

   Gelelim yeni şarkıya..

   Bu şarkı "AŞK OLSUN" albümünde yer alan "Kime Ne" isimli şarkının yeni versiyonu. Hiç içim elvermedi bu şarkının yok olup gitmesine. Yeni haliyle size ulaşmasına az kaldı.

   Sahnede de beraber çalıştığımız Serkan Baysal'la beraber hazırladık yeni versiyonu. Hazırladığımız demoya "tamamdır" dememizle beraber, davullarının kayıdı ile de canlıların çalımına başladık. Davulları Arıkan Sırakaya çaldı. Çok da güzel çaldı.Kendisine de yeniden teşekkür ediyorum.

Akustik ve elektrik gitarları da Gültekin Kaçar çaldı. Martin ve Telecaster kombinasyonu harika oldu. Amfi olarak, 25 yaşında bir "Fender De ville" kullanıldı..


Bu da, vokal kayıdından bi kesit..

Bas gitar kayıtları da, Caner Üstündağ'a emanet.. Ellerine sağlık..



 Ve Altuğ Öncü'nün keman/viyola kayıtlarından sonra kayıt aşaması biter.. Ellerine sağlık eski dost.. Yine harika çaldın..


Şimdi sırada editler, mix ve mastering var.. Sonra, size ulaşması kalıyor..
İşte şarkının künyesi;

- KİME NE -
söz/beste : Tolga Futacı
düzenleme/klavyeler/kayıt/mix/mastering : Serkan Baysal
davul : Arıkan Sırakaya
bas gitar : Caner Üstündağ
akustik/elektrik gitarlar : Gültekin Kaçar
keman/viyola : Altuğ Öncü
geri vokaller : Tolga Futacı