SENDEN SONRA (single/2o14)

Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız single'ımız sonunda masteringe yollandı.. Daha erken bitmesini bekliyordum ancak malum "H3N2" gribi, benim dışımda hekesi etkiledi :) 

Kendinizi iyi koruyun dostlar.. 

Mesajımızı da verdikten sonra gelelim işin teşekkür kısmına..

Sözü ve müziği bana ait olan "Senden Sonra" isimli şarkıda katkısı bulunan;

Aranjör : Cem IYIBARDAKÇI

Bas gitar : Birkan ŞENER

Naylon ve çelik telli gitarlar : Caner GÜNEYSU

Yaylılar : Istanbul STRINGS

Geri vokaller : Tolga FUTACI

Miks : Anıl TAŞHAN

Mastering : Levent DEMİRBAŞ (db müzik)

Kayıtlar : Redroom Studios - beykoz
        CMI production 
      Stüdyo Can

tüm kalbimle teşekkür ederim.. 

Elinize,kolunuza en önemlisi ruhunuza sağlık..

♡ Cennet Bahçem ve o bahçenin en güzel çiçeği.. ♡

Haylaz, Mini ve Maya..

Ve, kolum kanadım Lügen SARIÇİÇEK.. sana teşekkür yetmez..

Şimdi sırada şarkının videosu var.. Önümüzdeki hafta, bir aksilik çıkmaz ise, onu da çekiyoruz ve işin görsel kısmını da Baran TOKMAKOĞLU' na bırakıyoruz..
(keman kayıtlarından)

14 Şubat @ Frankie


Sevgililer gününde, sevgilisi olan olmayan herkes için harika şarkılarımız olacak.. Her telden..

Hep Beklenmez Oldun

Söz/müzik : Timuçin Özaslan
Düzenleme : Yusuf Sağlamlar

Keyifle izleyin..

TF & YAKISIKLI TRIO







Tolga Futacı (v)
Barış Özbilgin (p)
Görkem Oker (b)
Türker Çolak (d/p)

Bir deneme..

Bir sıkımlık canı kalmıştı..

Ve belli ki, ellerinden geleni ardlarına koymayacaklardı. Hiç bu kadar aşikar olmamıştı bu durum.

Tanrı desen, varlığı yokluğu bir. Dualar havaya karışıyor ama ona ulaşmıyordu galiba..Bir isyan, patlak vermek üzere bir kıyıda sotalanmış ve en uygun anı bekliyordu..

¨Ulan biraz durun, bir nefes alayım..¨diye haykırıyor ama sadece kendi duyuyordu.. Ses çıkmıyordu artık ne kürekten, ne yürekten. Sandal ha battı, ha batacak.. Delik küçük diye önemsememişti belli ki başlarda.. Ama, içeri giren suyun dışarı atılacak hali kalmamıştı.. Ha, belki atılabilirdi normal şartlarda ama atacak alet edevat -belki bir kova- yoktu, zaten olsa ne fayda? O derman kalmışmıydı ki kollarında ya da gönlünde?

Belki de çoktan batmıştı da, ondan sadece kendisi duyuyordu o çığlığı..

Herşey gitgide daha da karanlıklaşırken, ve o gözler - ki son gördükleri, ilk gördüğü andan, bu son ana kadar kalbini en fazla çarptıran şey olan bir çift kahverengi gözdü - yavaş yavaş kapanırken, o bulanıklığı bozan, aslında hayır netleştiren bir el daldı suya.. Tuttu o eli.. Sahibinin kim olduğuna bakmadan..

¨Olmadı galiba, izin vermediler gitmeme.. Ya hala önemseyen biri varsa varlığımı? Yokluğum hala üzebiliyorsa birilerini?¨

Cebindeki - yüreğine hep ¨cep¨ derdi - ağırlıkları bıraktı karanlık suya ve son gücünü kullanıp çıktı dışarıya..

En azından hala hayatta kalabilmeyi başarmıştı, aslında bir başkası ¨daha değil¨ demişti ve kendini nispeten daha güçlü hissediyordu.. En azından bir kişi için bile birşey ifade eden biriydi o..Yavaşça ayağa kalktı, hayat üzerinden akarken.. Üstü başı, içi dışı sırılsıklamdı..

¨Varsın olsun, her zaman bir havlu bulunur¨ diye düşündü.

İnanamadı..Güneş pırıl pırıl parlıyordu.. Bunu en son ne zaman gördüğünü bile hatırlayamadı..

Kafasını kaldırdı..

Ve onu gördü.. Kurtarıcısını.. Gülümsedi.. Hem çok iyi tanıyordu, hem tam bir yabancıydı..

Bir elinde ışık, diğer elinde ise yeni ağırlıklar vardı..

Anladı ve yeniden gülümsedi..